thumbnail

Mutluluk Varış Noktası Mı? Yoksa Yolculuk Mu?

Bir çoğumuz evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına kendimizi inandırırız sonra bir çocuğumuz olduğunda hatta ardından bir tane daha olduğunda hayatın daha da iyi olacağına inanırız. Neden mi? Mutluluğu hep bir şarta koşula bağlayarak bilinçli veya bilinçsiz olarak erteleriz.

Hatta çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, “daha çok küçükler!” diyerek büyüdüklerinde daha mutlu olacağımıza inanırız. Bitti mi tabii bitmedi daha ergenlik dönemleri var sorunlarla uğraşmak zorunda olduğumuz için öfkenlenmeler var değil mi? Nerden mi biliyorsun diye sorarsanız çok sorunlu bir ergenlik dönemi geçirdiğim için diyebilirim 🙂

Kendimize çocuklarımız bu dönemden çıktığında, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise peki ya ne zaman? Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir. En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza’ya aittir. Der ki: “Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı.” Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin. Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse;
Okulu bitirene kadar,
100 bin TL kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
İşe başlayana kadar, evlenene kadar,
Haftasonuna kadar,
Pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba, yeni bir ev alana kadar,
Borçları ödeyene kadar,
İlkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar…
Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz “an”dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin.
Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.
Unutmayın, yarın kimseye vaad edilmemiştir.

Mutluluk belki de bir pizza dilimini paylaştığınız hayat arkadaşınızdadır, aramaktan vazgeçmeyin.. İyi yolculuklar 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir